KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/8942 E., 2010/12508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Bakırköy 2.İcra Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklının davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmemesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Tebligat Kanununun 35/1.fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza merciine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.(T.K.35/2)
Davalıya gönderilen dava dilekçesi içeren duruşma günü bildiren davetiyenin “adreste tanınmıyor, TC. kimlik numarası olmadan muhtarlık kaydı sorulamadı” meşruhatı ile iade edilmesi üzerine mahkemece dava dilekçesi davalıya Tebligat Yasası’nın 35.maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Ancak mahkemece, bu davetiyenin iade sebebi üzerinde durulmamış, davalı kiracının TC kimlik numarası eklenerek yeniden tebligat gönderilmemiş, böylece davalının adresten ayrılıp ayrılmadığı,bağlı bulunduğu mahalle muhtarlığında kaydı olup olmadığı ve varsa yeni adresinin tespit imkanı araştırılmamıştır.Bu nedenle, davalıya duruşma davetiyesi ve dava dilekçesi tebliğinin usulüne uygun yapıldığından söz edilemez.
Taraf teşkili, kamu düzenine ilişkin olup,Hakim, yargılamanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) bu durumu dikkate almalıdır.Mahkemece,usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/8942, K. 2010/12508, 11 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama