KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9088 E., 2011/57 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, alacaklı tarafından borçlu hakkında yapılan icra takibi nedeni ile davalı borçluya murisinden intikal eden bir adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili İcra Mahkemesinden İ.İ.K. 121.maddesi gereğince aldığı yetkiye dayanarak bu davayı açmıştır. Türk Medeni Kanunun 648.maddesinde “açılmış mirasta bir mirasçının payını devir almış veya haciz ettirmiş olan ya da elinde mirasçıya karşı alınmış borç ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklı Sulh Hakiminden bu mirasçının yerine paylaşmaya katılmak için bir kayyım atanmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel kurulunun 03.11.2004 tarih ve 2004/6-509 E-2004/568 K.sayılı ilamında “ elbirliği halinde mülkiyete tabi malda payı bulunan borçludan alacaklı olan kişi İcra Mahkemesinden alacağı yetkiye dayanarak borçlunun da içinde bulunacağı tüm el birliği ortaklarına karşı dava açıp bu davayı sonuçlandıracağına; buradaki dava açma hakkının hakime ya da bir başka kişiye tanınmadığına, yalnızca mirasçıya ya da İcra Mahkemesinden İ.İ.K.
121.maddesi hükmü uyarınca ortaklığın giderilmesi yetkisini alan alacaklıya tanındığına göre yasa koyucunun bu davayı sadece atanan kayyımın açacağını kabul ettiğini ileri sürmenin mevcut yasal düzenleme karşısında mümkün olmadığına” içtihat edilmiştir. Dairemizce de benimsenen bu içtihada göre davanın kayyım tarafından açılmasına gerek olmadığı gibi borçlu ortağa kayyım tayinine de gerek yoktur.
Davada, borçlu ortak adına usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesi tebliğ edilmeden, borçlu ortağa kayyım atanarak ve dava dilekçesi kayyıma tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı borçlu ortağa kayyım atanmasına gerek olmadığı gözönüne alınarak, davalı borçlu ortağa usulüne uygun olarak duruşma gün ve saatini bildirir dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kayyım adına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlandıktan sonra karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9088, K. 2011/57, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama