KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9463 E., 2010/13655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali ve temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabul beyanı nedeni ile davanın kabulüne, 24.508,80-TL kira alacağının davalıdan tahsiline, temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesine, bakiye harcın mahsubu ile tahliye ve alacak yönünden ayrı ayrı hesaplanan 4.513.-TL harcın davacıdan tahsiline, kararın kesinleşmesinden sonra davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından karar ve ilam harcına yönelik temyiz edilmiştir.
H.U.M.K'nun 92. maddesine göre kabul; iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir. Aynı yasanın 94. maddesine göre de (davayı kabul eden taraf mahkum olmuş gibi masarifi muhakemeyi tediyeye mecburdur. Şu kadar ki müddeaaleyh hal ve vaziyeti ile aleyhine dava ikamesine sebebiyet vermemiş ve ilk muhakeme celsesinde de müddeinin iddiasını kabul etmiş ise masarifi muhakeme ile ilzam olunamaz.
Feragat veya kabul neticei talebin yalnız bir kısmı hakkında ise masarifi muhakeme buna göre tayin olunur) Davayı kabul eden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması aleyhine davanın açılmasına sebep olmamış olması ve ilk oturumda da davayı kabul etmiş bulunması koşuluna bağlanmıştır. Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmemiş olması halinde davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanununun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda; davalı delillerin toplanmasına ilişkin ara kararlarından sonra davayı kabul etmiş bulunduğundan yukarıda açıklanan ilkeler gereğince davalının karar ve ilam harcından sorumlu tutulması gerekir. Mahkemece, nisbi karar ve ilam harcının davalıya yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde davacıdan alınmasına, karar kesinleştiğinde davalıdan alınmasına dair verilen karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9463, K. 2010/13655, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama