KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/9951 E., 2011/235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar-davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 7519 Ada 5 parsel sayılı taşınmazın paydaşlığının aynen bölünerek giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, aynen taksime karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu edilen taşınmaza ait taksim projesindeki paylaşma biçiminin mümkün olup olmadığı konusunda belediyeye yazı yazılmış, bu yazıya taksim projesi eklenmiş, 27.03.2010 tarihli belediye teknik başkan yardımcısı tarafından ifraz projesinin uygun olduğu bildirilmiştir. Bu şekilde paylaştırmanın mümkün olup olmadığına dair encümen kararının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır.Bu durumda mahkemece, aynen paylaştırmaya karar verilebilmesi için ifraz projesinin eklenmek suretiyle onay makamından görüş alınarak oluşan sonuca göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/9951, K. 2011/235, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama