KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10116 E., 2011/16014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir parça taşınmazın aynen taksim sureti ile ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın taşınmazın 4 ayrı bölüm olarak ifrazına ve bilirkişi raporunda A ile işaretli olan kısmın ortaklığının satış sureti ile diğer 3 bölümün taraflar arasında ivaz ilavesi sureti ile ortaklığının giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; paydaşlığın giderilmesi istenen dava konusu taşınmaz, belediye sınırları içinde bulunduğundan, taşınmazın aynen bölünmesinin mümkün olduğuna ilişkin teknik bilirkişinin düzenlendiği ifraz projesi, onay makamı belediyeye gönderilmiş ise de, cevabi yazı belediye başkanı tarafından imzalanarak gönderilmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi aynen bölüştürmeye karar verilebilmesi için belediye encümeninden karar alınması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, dava konusu edilen ve aynen taksimine karar verilen taşınmaz başında yapılan keşif sonucu bilirkişilerce düzenlenen raporda tarafların talepleri doğrultusunda taşınmazın 3 ayrı bölüme veya 4 ayrı bölüme ifrazının mümkün olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunun 4 ayrı bölüme ifrazının mümkün olduğuna ilişkin bilirkişi raporu karara esas alınmış bu rapora göre de krokide A ile gösterilen kısmın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, krokide B, C ve D ile gösterilen kısımların ise taraflar arasında aynen taksim sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir. Taşınmazın bir kısmının müstakil tapu kaydı oluşturulmadan ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmez.
Ancak taraflar arasında ittifak oluştuğu takdirde taşınmazın bir kısmının ortaklığının paylı bir şekilde bırakılması mümkündür. Bunun için de, tarafların ittifakı zorunludur. Bu durumda, tarafların ittifakı halinde krokide A ile gösterilen kısmın paylı olarak bırakılarak onay makamına sunulması, aksi takdirde ivaz ilavesi sureti ile 3 ayrı bölüme ifraz edilmesi gerekir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10116, K. 2011/16014, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama