KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10208 E., 2011/11348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı ve müdahil davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına ilişkin payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ve müdahil davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.
Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davaya konu payın bulunduğu 1668 numaralı parselde müdahil davacı.....’ın müstakil payı bulunmamaktadır. Davacı, kocası .....’ın 141/3760 payına dayanarak iş bu önalım davasını açmış ve önalım hakkını kullanmak istemiştir. Dosyada mevcut mirasçılık belgesinde, tapu paydaşı muris ...’ın davacı.... dışında birden fazla mirasçısının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda yukarıdaki esaslar doğrultusunda öncelikle elbirliği mülkiyetine konu pay için taraf teşkilinin tamamlanması, işin esasının daha sonra incelenmesi gerekir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10208, K. 2011/11348, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama