KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1031 E., 2011/2742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili önalım davasına konu edilen 9 parsel sayılı taşınmazdaki 323/873 payın davalıya 11.1.2008 tarihinde yapılan satımı sırasında tapuda 135.000 TL olarak gösterilen bedelin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 23.5.2008 tarihinde açtığı dava ile gerçek değerin tespitinden sonra önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı bedelde muvazaa yapılmadığını, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edilerek kullanıldığını savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince. 9 No’lu parselde bulunan ve dava konusu edilen 323/873 pay taşınmazın paydaşı ... tarafından 11.1.2008 tarihinde 135.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davalı yargılama sırasında taşınmazın paydaşları arasında taksim edilerek kullanıldığını savunmuştur. Dosya kapsamından dava konusu payın bulunduğu 9 No’lu parsel imar parseli olup 3320 ada 12, 69 ve 73 No’lu parsellerden oluştuğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece fiili taksim savunması doğrultusunda mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılmış ise de bilirkişilerin düzenlemiş oldukları rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Mahkemece yapılacak iş dava konusu 37049 ada 9 No’lu imar parselinin oluşumuna esas alınan kadastro parsellerine ait tapu kayıtlarının ve krokilerinin getirtilerek mahallinde uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılması imar parselinde paydaş olanların hisselerinin hangi kadastro parsellerinden geldiği ve kadastro parselleri üzerinde gecekonduların bulunup bulunmadığı,
imar parseli üzerinde halen mevcut bulunan gecekonduların kimlere ait olduğunun ismen belirlenmesi bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1031, K. 2011/2742, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama