KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10344 E., 2011/14557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, itirazın kaldırılması, tahliye ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyizine gelince;
Davacı vekili, 10.5.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak başlattığı 8.10.2010 tarihli icra takibinde; yıllık 4.000 TL üzerinden ödenmeyen 2009 ve 2010 yılı kira bedeli olarak 8.000 TL asıl alacak ve 295,90 TL işlemiş faizin tahsilini istemiştir.
Borçlu ise süresinde verdiği kısmi itiraz dilekçesinde, 10.5.2009-10.5.2010 dönemine ait kira bedelinin 29 .11.2009 vadeli Denizbank çekiyle ödendiğinden bu döneme ait kira bedeline ve anahtar tesliminin yapıldığı 19.10.2010 tarihinden sonraki aylara ait kira bedeline itiraz ettiğini bildirmiştir.
Davacı-alacaklı tarafından itirazın kaldırılması isteğiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece, borçlu-kiracı tarafından ibraz edilen ödeme belgesine itibar edilerek davalının borcu bulunmadığına dair savunmasını kanıtladığından bahisle istemin reddine karar verilmiştir.
Ödemeye ilişkin davalı vekili tarafından sunulan tutanak incelendiğinde; davacının, 10.5.2009-10.5.2010 tarihleri arasındaki döneme ait kira bedeli olarak 29.11.2009 tarihli 4.600 TL bedelli Denizbank çekini teslim aldığını beyan ederek tutanağı imzaladığı görülmüştür. Davacı vekili tutanaktaki imzaya itirazlarının olmadığını, ancak bu ödemenin taraflar arasında sözlü kira akdine göre kiralanan başka bir taşınmazla ilgili olduğunu belirtmiştir.
Her ne kadar mahkemece bu belge ile davalı-borçlunun ödeme savunmasını ispatladığı kabul edilmiş ise de, yapılan ödemenin takibe dayanak 10.5.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesine ait olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirir niteliktedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10344, K. 2011/14557, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama