KÜNYE
(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/10345 E., 2011/13278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişi vekili ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (Alacaklı) vekili, Kozan İcra Müdürlüğü’nün 2010/3014 sayılı Takip dosyasında 23.11.2010 günlü haczin yapıldığı iş yerinin ve içindeki mahcuzların borçluya ait olduğunu, haciz adresindeki iş yerinin borç ve takip tarihinden sonra muvazaalı olarak davalı üçüncü kişi şirkete devredildiğini, davalı şirket yetkilisinin aynı zamanda borçlunun eski çalışanı olmasının ve düzenlenen devir protokolünün bunu kanıtladığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi şirket ve davalı borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davalı şirket yetkilisinin borçlu şirketin 2010/6. dönemine kadar sigortalı çalışanı olduğu, bu tarihten kısa bir süre sonra zaten mali açıdan zor durumda olan ve alacaklının talepleri ile de karşı karşıya kalan borçlu şirketin bir protokol ile iş yerini üçüncü kişi şirkete devretmesinin ticari hayatın gerçekleri ile bağdaşmayacağı, devrin muvazaalı olarak yapıldığı, davacının alacağın tahsilini geciktirmesi ve kötü niyeti nedeni ile tazminata ilişkin yasal koşulların oluştuğu“ gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve davacı alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi vekilinin ve davalı
borçlunun aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için İİK’nun 97/13. maddesinde aranan tüm koşulların bir arada bulunması gerekir.
Buna göre üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığında takibin talikine de karar verilmiş olmalıdır. Esasen burada düzenlenen tazminat niteliği itibarı ile de gecikme tazminatı olarak değerlendirilebilir.
Somut olayda üçüncü kişinin istihkak iddiası reddedilmiştir ancak takip ertelenmediğinden mahcuzlar üzerindeki haciz de devam etmektedir. Alacaklı her zaman bunların satışını isteyip alacağına kavuşma olanağına sahiptir.
Tazminata ilişkin yasal koşulların oluşmadığı dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun ek geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2011/10345, K. 2011/13278, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama