KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10595 E., 2011/14216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak işin niteliği gereği duruşmaya tabi olmadığından, duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazdaki paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, paydaşlığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, davalı vekili kararın tavzihi isteminde bulunmuş, tavzih isteminin reddine karar verilmiş, tavzih isteminin reddi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK 459. maddesinde “iki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına müteallik hatalar ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur. Tashih olunan cihet hüküm zirine yazılır.” hükmü öngörülmüştür. Hangi hallerde bir hükmün tavzihinin istenebileceği Hukuk Usulu Muhakameleri Kanununun 455. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre belirsiz ve açık olmayan veya çelişik fıkraları içeren hükümlerin tavzihi (açıklanması) istenebilir. Tavzih, kural olarak sadece hüküm fıkrası hakkında olur, hükmün gerekçesinin açıklanması için tavzih yoluna başvurulamaz. Tavzihin amacı hüküm fıkrasının açıklanmasıdır. Tavzih yolu ile hükümde tanınmış olan haklar sınırlandırılamayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olayımızda; 08.01.2004 tarihli bilirkişi raporunda arsa değeri eski para birimi ile 8.407.500.000-TL olarak belirlenmiştir. 01.01.2005 tarihinde yeni para birimine geçilmiştir. Bu miktar yeni para birimi ile 6 adet 0 atılarak, 8.407,50-TL olarak belirlenmesi gerekirken, 3 adet 0 atılarak 8.407.500-TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda 08.01.2004 tarihli bilirkişi raporundaki eski para birimi ile belirlenen miktarın yeni para ile belirlenmesi yapılırken maddi hataya sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK 459. maddesi gereğince tavzih (tashih) isteminin kabulü ile maddi hatanın düzeltilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. O halde, tavzih (tashih) isteminin reddi kararı bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10595, K. 2011/14216, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama