KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/10962 E., 2011/14858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ondört adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, bilirkişi raporuna ve taşınmazların aynen taksiminin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin 5379, 2586, 965, 1213, 1214, 1209, 817, 4243 ada 7, 16, parsel 4250 ada 4, 5 ve 10 nolu parseller ve 34 ada 166 parsel 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davalı vekilinin satışına karar verilen 5380 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Ortaklığın giderilmesi ve aile konutunun özgülenmesi davaları nitelikleri itibariyle ayrı ayrı davalardır. Ortaklığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallar ile haklarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olduğu halde, aile konutunun özgülenmesi davası sağ kalan eşe miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınması isteğini içerdiğinden iki taraflı bir dava olduğu söylenemez.
Miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınması isteğini içeren aile konutunun özgülenmesi davasında görevli mahkeme taşınmazın değerine göre belirlenir. Bu dava müstakil olarak açılabildiği gibi açılmış olan bir ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde de açılabilir. Özgüleme davası, ortaklığın giderilmesi davasında karşı dava şeklinde açılmış ise, mahkemece dava konusu taşınır ya da taşınmazın değeri belirlenerek, dava değer itibariyle sulh mahkemesinin görev sınırını aşıyorsa özgüleme davasının tefrikine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilip, bu davanın sonucu beklenmelidir. Karşı davanın değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa öncelikle özgüleme isteği çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Olayımızda; Davacılar vekili tarafından sunulan dilekçe ile davaya konu 5380 parsel sayılı taşınmazda taraflar elbirliği ile malik olup aynen taksiminin mümkün olmadığını bildirerek ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir. Davalılardan ... vekili sunduğu dilekçe ve duruşmadaki beyanında, Asliye Hukuk Mahkemesinde 5380 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak aile konutuna özgüleme davası açtıklarını esas numarasının 2011/288 olduğunu bu davanın beklenmesini talep etmiş, mahkemece davanın esası ile ilgili olmaması nedeni ile talep reddedilmiştir.
Miras bırakan ...’in son eşi ve mirasçısı olan davalı ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası devam ederken müstakil dava şeklinde açılmış bir özgüleme davası bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece bu davanın sonucunun beklenilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/10962, K. 2011/14858, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama