KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11057 E., 2011/15664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı şirketin kiralananda 1.12.2009 tarihli sözleşme ile kiracı olup arsa vasıflı taşınmazı hurda araç park yeri olarak kullanacağını, sözleşmenin 11 / d maddesine göre, kiracının kullanacağı 2.000 m2’lik boş arsa alanını kendi kullanacağı şekilde tesviye ederek düzelteceğini ve kullanacağı alanı tel örgü ile belirleyip çevireceğini, ne var ki davalıya gerekli yasal uyarılar yapılmasına karşın kullandığı alanın etrafını tel örgü ile çevirmediğinden davalıya bu akde aykırılığı gidermesi için onbeş gün süreli ihtarname gönderildiğini, ancak sonuç alınamadığını belirterek,
akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayanaksız açıldığını, yargılamada inşaat bilirkişisinden rapor alınmasının yerinde olmadığını, konuyu hukukçu bilirkişinin değerlendirmesinin gerektiğini, sözleşmede 11 / d maddesine uyulmaması halinde sözleşmenin feshedileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığını, bu nedenle bu maddeye dayanılarak tahliye istenemeyeceğini, diğer yandan taşınmazın çevresinde yapılaşma olmadığı gibi davalının kullandığı alanın belli olup bu alan dışına taşmasının söz konusu olmadığını, bu itibarla çevresini tel örgü ile çevirmesinin gerekmediğini,
davalının sözleşmenin bu maddesini yerine getirmemesi nedeniyle tahliyesinin istenmesinin hakkaniyetle bağdaşmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.12.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme gereğince kiralanan hurda araç park yeri olarak kullanılacaktır.
Sözleşmenin özel şartlar bölümü 11 / b maddesine göre kiracı sözleşmeye ve şartnamede belirtilen hususlara uymadığı takdirde kira sözleşmesi feshedilebileceği gibi kiralayanın tazminat isteme hakkının doğacağını, 11/ d maddesi gereğince de kiracının kullanacağı 2.000 m2’lik boş arsa alanını kendi kullanacağı şekilde tesviye ederek düzelteceği, kullanacağı alanı tel örgü ile belirleyip çevireceği kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar.
Davacı tarafından davalıya 7.12.2009 ve 13.4.2010 tarihlerinde keşide edilen ihtarnamelerle verilen süreler içinde anılan sözleşme hükmünün yerine getirilmesi istenmiş, ancak davalı kiralananın çevresini tel örgü ile çevirmemiştir. Bununla birlikte akde aykırılık olarak gösterilen sözleşme maddesi kiralananın kullanımı ile doğrudan ilgili bulunmadığından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeniyle tahliye sebebi oluşturmayıp sadece sözleşmenin feshini gerektirir.
Bu itibarla mahkemece davalı tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle akdin feshiyle yetinilmesi gerekirken akde aykırılık olarak değerlendirilerek kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11057, K. 2011/15664, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama