KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11114 E., 2011/15768 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davacı, davaya konu edilen 2 nolu parselde paydaş olduğunu belirterek 11.08.2008 tarihinde davalıya yapılan pay satışı nedeniyle önalım hakkına dayanarak iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı dava konusu taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edildiğini, her bir paydaşın payına isabet eden kısımda gecekondu inşa ederek, bağımsız kullanımın halen devam ettiğini, davacının kötü niyetle iş bu davayı açtığından bahisle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece taşınmazda fiili taksimin bulunmadığı ve davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu 36.458 ada 2 nolu parsel; ... ilçesi ... Mahallesi'nde bulunan 765 m2 yüzölçümünde arsa niteliğindeki taşınmazdır. Taşınmaz, 2981 Sayılı Yasanın 10/c maddesi gereğince, imar planı geçirilmek suretiyle şuyulandırılmış ve 16.08.1991 tarihinde tapu oluşturulmuştur.
Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydında, dört müşterek paydaş, dava konusu taşınmaz üzerinde de davacı dahil her bir paydaşa ait 15, 18, 20, 32 kapı nolu birbirinden bağımsız gecekondu niteliğinde evler ile müştemilatları bulunmaktadır. Bu durum mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi raporlarıyla belirlenmiştir.
Bu nedenlerle dosya kapsamına göre, davacının dava konusu yerde payına isabet eden kısmı ev vasfı ile kullandığı, imar uygulaması sonucu paydaş haline gelen kişilerin kullandığı bölümde herhangi bir hak iddia etmediği, paydaşların taşınmazda kadastro parsellerinden gelen yerleri fiilen kullandıkları ve bu kullanma biçimine devam ettikleri, davalıya payını satan ...'ın 18 kapı numaralı 2 katlı gecekondunun maliki olduğu ve davaya konu edilen, 11.08.2008 tarihinde satılan payın da bu gecekonduya ilişkin bulunduğunun anlaşılmasına göre, dava konusu taşınmazda hukuken geçerli olmasa da, eylemli paylaşmanın varlığının kabulü gerekir.
Bu durumda, davacının bu satımdan dolayı önalım hakkını kullanmak istemesi, Türk Medeni Kanunu'nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulü hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11114, K. 2011/15768, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama