KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11198 E., 2011/15393 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalıma konu payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde:müvekkilinin Ankara ... ... Mahallesi 21992 ada 2 parselde hissedar olduğunu, diğer hissedar ...'ın payını 02.09.2010 tarihinde bilmedikleri bir bedelle davalıya sattıklarını, belirterek önalım hakkının tanınmasını ve davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamıştır.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Önalıma konu payın bulunduğu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 21992 ada 2 parselde davalının 07.02.2011 tarihinde 369/1786 hisseyi 185.000 TL bedelle satın aldığı anlaşılmaktadır.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ edildiği halde duruşmalara katılmamış ise de 28.04.2011 tarihli temyiz dilekçesinde davaya konu taşınmaz üzerinde gece kondu tabir edilen bağımsız konut ve dükkanların bulunduğunu, bu bağımsız bölümlerin payın satılmasından önce hissedarlar arasında fiili taksim yapıldığını, herkesin kendi yerini eylemli olarak kullandığını, pay satan ... ve murisi tarafından dükkan olarak kullanılan yerin satın alındığını belirterek fiili taksim savunmasında bulunmuştur.
Yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde fiili taksim savunması davanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden ve re'sen de nazara alınacağından davalının fiili taksim savunması üzerinde durularak varsa bu konuda taraf delillerinin toplanması ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11198, K. 2011/15393, 22 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama