KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11921 E., 2012/1043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının borçlu davalı ...'dan olan alacaklarının tahsili için yapılan icra takiplerinde borçlu davalı ...'ında hissedar olduğu 1585 ada 16 parselde kayıtlı gayrimenkuldeki borçlu hissesinin haczedilerek haklarında ortaklığın giderilmesi davası açılması yönünden icra mahkemesinden yetki alındığını belirterek, taşınmazın satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliği’nden İcra İflas Kanunu’nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen ret edilmeyip icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir. Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Olayımıza gelince;dava konusu edilen ve satışına karar verilen Elazığ merkez ... Mh.1585 ada 16 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazda borçlu davalı ...'ın 273/916 oranında müstakil payı olduğu, bu haliyle taşınmazın paylı mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu görülmektedir. Paylı mülkiyette bağımsız olarak payın haczi ve satışı mümkün olduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11921, K. 2012/1043, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama