KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/11983 E., 2012/495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından muhtesatların değeri yönünden temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince.
Mahkemece taşınmaz üzerindeki 3 adet binanın davalılar ..., ... ve ...'e ait olduğu kabul edilerek, yukarıdaki ilkelere göre oran kurulmak üzere bilirkişiden rapor alınması yoluna gidilmiş ise de; yapıların değeri yönünden alınan bilirkişi raporunda her bir taşınmazın değeri bayındırlık birim fiyatlarına göre tespit edilirken kullanılan taşınmazın metre karesi, bayındırlık metre kare birim fiyatı ve yıpranma payı çarpımı yanında “11664,71/11253,10” çarpanına yer verilmiş, raporda söz konusu çarpanın nereden kaynaklandığı açıklanmadığı gibi, Davalı ...'e ait yapının toplam metrekaresi 75m2 olarak belirtilmişken,
hesaplama sırasında 292,72 m2 kabul edilerek hesaplanmıştır. Bu nedenle bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli değildir. Ayrıca az yukarıda açıklanan ilke doğrultusunda muhdesat değerinin taşınmazın toplam değerine oranlanması gerekirken, muhdesat değerinin sadece arsa değerine oranlanması suretiyle muhdesat sahiplerine verilecek payın saptanması ve bu şekilde oran kurulması doğru görülmemiştir.
Mahkemece, yapıların (muhdesatın) ve arsanın değeri yönünden denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda satış bedelinin bölüştürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yeterli olmayan bilirkişi raporuna ve hatalı olarak kurulan oranlara göre karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/11983, K. 2012/495, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama