KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12162 E., 2012/509 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Alacak
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira sözleşmesinin süresinden önce feshedilerek erken tahliye nedeni ile mahrum kalınan kira alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ile taraflar arasında düzenlenen 01.01.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin 01.01.2008 tarihi itibarı ile yenilendiğini davalının, 2008 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira parasını ödeyerek 02.04.2008 tarihinde kiralananı haksız olarak tahliye ettiğini bildirerek, kira dönemi sonuna kadar olan dokuz aylık kira bedeli toplamı olan 25.200-TL kira alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 01.01.2007 tarihinde başlayan kira sözleşmesinin 01.01.2008 tarihinde sona erdiğini, 2008 yılı Ocak, Şubat ve Mart ayları kira parası ödenerek 02.04.2008 tarihinde tahliye edilip anahtarın teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kira sözleşmesinin 01.01.2007 tarihinde başlayıp 1 yıl süreli olduğu, yeni dönem için kira sözleşmesinin yenilendiği hususunda anlaşma bulunmadığı, kira süresi bitiminden sonraki Mart ayı içinde kiralananın vitrin camlarına davacı tarafından kiralıktır tabelası asıldığı ve davacının kendi cep numarasının yazıldığını, kira sözleşmesinin uzatılmadığını, davacının kira süresinin sona erdiğini eylemli olarak bildiğini, bu nedenle oturulmayan dönem için 9 aylık kira bedelinin talep edilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.2007 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralananın feshine ilişkin özel bir düzenleme mevcut değildir. Davalı kiracı feshi ihbarda bulunmaksızın 02.04.2008 tarihinde kiralananın tahliye ederek anahatarını kiralayana teslim etmiştir.
Kiralanan taşınmazın 02.04.2008 tarihinde anahtarları teslim edilerek tahliye edildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Kural olarak, kiracı kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ettiğinde kira süresinin sonuna kadar kiralayanın uğradığı tüm zararı ödemekle yükümlüdür. Ancak B.K.'nun 98.maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44. maddesi uyarınca kiralayanın zararın artmasına neden olmaması gerekir.
Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin makul süre kira parasından ibarettir.Kiralananı tahliye etmek niyetinde olan davalının taşınmazın vitrin camına kiralıktır tabelası asması ve davacının da bu duruma ses çıkartmamasının sözleşmenin tarafların serbest iradeleri ile sona erdirildiği anlamı taşımaz.
Davalı, kira sözleşmesinin tarafların serbest iradeleri ile sona erdirildiğini ispat edememiştir.
Dosyada bilirkişi incelemesi yapılmış ise de alınan bilirkişi raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözönüne alınarak yeniden yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılarak kiralananın davalının ödediği en son kira bedeli ile aynı koşullarda ne kadar sürede kiraya verilebileceğinin tespit edilmesi, kiracının sorumlu olacağı makul süre kira parası belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12162, K. 2012/509, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama