KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12578 E., 2012/942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, müdahil Türkiye ... Bankası A.Ş. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, sekiz adet taşınmaz üzerinde ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Bir adet taşınmaz yönünden takipsiz bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yedi adet taşınmaz yönünden satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm 112505 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden davalı ... tarafından, satışına karar verilen tüm parseller yönünden davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere taşınmazlarda muhetsat aidiyeti iddiası bulunmamasına, taşınmazların değerinin satış aşamasında yeniden tespit edilebileceğinin anlaşılmasına, bilirkişi tarafından taşınmazlara yönelik hazırladığı tevzi tablolarının paydaşların tapu kaydındaki ve mirasçılık belgesindeki paylarının gösterilmesinden ibaret olmasına,
bu itibarla satış bedelinin tapu kaydı ve mirasçılık belgesine göre dağıtılacağının anlaşılmasına göre, davalı ...'nın tüm davalılar ... ve ... vekilinin ise vekilinin, 112113 ada 1 parsel, 112505 ada 1 parsel, 26926 ada 1 parsel B blok 5 no'lu bağımsız bölüm, 23130 ada 2 parsel 40 no'lu bağımsız bölüm, 6823 ada 14 parsel 12 no'lu bağımsız bölüm, 5398 ada 39 parsel 1 no'lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazların satışına ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı ... ve ... vekilinin 112113 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince. Satışına karar verilen 112113 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binaların imar uygulaması nedeni ile taşınmazda paydaş olan ... Belediyesi haricindeki davalılara ait olduğu kabul edilerek, bu yönde düzenlenen bilirkişi raporuna atıfta bulunularak, satış bedelinin bilirkişi raporuna göre dağıtılmasına karar verilmiştir.
Ancak 19.04.2010 havale tarihli bilirkişi raporu, yukarı belirtilen ilkeler doğrultusunda hazırlanmamış, bilirkişi taşınmazdaki paydaşların payını ve binalar üzerindeki hak sahiplerinin paylarını göstermekle yetinmiştir. Bu nedenle bu parsel yönünden bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir.
Yukarıdaki ilkelere göre taşınmazın toplam değerinin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenerek, satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinin bu oranlara göre yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12578, K. 2012/942, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama