KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/12877 E., 2012/1000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkeme aynen taksim yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmaz 818 parsel nolu taşınmaz susuz tarla niteliğinde 103500 m2 yüzölçümünde olup 1/2 şer payla davacı ve davalı adına kayıtlıdır.
Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın aynen taksiminin mümkün olduğunu belirleyen krokiye değer verilerek taşınmazın aynen taksimine karar verilmiş ancak, yasal onay makamından görüş sorulmamış, yetkisiz ilçe tarım müdürlüğü ve il özel idaresince gönderilen, taşınmazın ifrazında sakınca bulunmadığına ilişkin yazılara dayanılarak hüküm kurulmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın aynen taksiminin mümkün bulunması halinde düzenlenen ifraz (taksim) projesinin taşınmaz belediye ve mücavir alan hudutları içerisinde ise belediye encümeninden, belediye sınırları dışında ise il idare kurulundan aynen taksiminin mümkün olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Kabule göre de taşınmazlar arasındaki değer farkının yarısı oranında ivaz ilavesi yapılması gerekirken tamamının ivaz alarak ilave edilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/12877, K. 2012/1000, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama