KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2011/13391 E., 2012/1492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı hakkında 2010 yılı Ocak- 2011 yılı Şubat ayı dahil olmak üzere aylık 400-TL üzerinden 14 aylık kira alacağı 5600 TL nin tahsili için icra takibi yapıldığını, takibin itiraz edilmeden kesinleştiğini, davalının ödemede bulunmadığını bildirerek temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalıya dava dilekçesi Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş, davalı duruşmalara katılmamış ve bir savunmada bulunmamıştır.
Tebligat Yasası’nın 21 ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye TK 21'e göre tebliğ edilmişse de komşusunun imzadan imtina ettiği açıklanmadığı gibi imzası da alınmadığından yapılan tebligat usulüne uygun bulunmamaktadır. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir yöntemine uygun tebligat yapıldıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13391, K. 2012/1492, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama