KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/13552 E., 2012/2200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının paydaşı bulunduğu taşınmazın diğer paydaşlarından Gülhan tarafından, davalıya pay satışı yapıldığını öne sürerek, önalım hakkı nedeniyle dava konusu payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalılar vekili, davalı payın değerinin tapuda gösterilen 8.800 TL olmadığını, gerçek değerinin 60.000 TL olduğunu savunmuştur. Mahkemece, bu savunmaya değer verilerek, yapılan keşif sonucu belirlenen 60.000 TL üzerinden davacının önalım bedelini yatırması istenmiş, yatırılmaması üzerine davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı satış akdinin tarafı olduğundan, bu akdin bedele ilişkin kısmının muvazaalı olduğunu, gerçek satış bedelinin tapudaki miktarın üstünde bulunduğunu iddia edemez. Zira bir kimse yaptığı akitle bağlı olup, kendi yaptığı muvazaalı işlemden, kendi yararına sonuç çıkartamaz. Başka bir ifadeyle bir kimse kendi muvazaasına dayanamaz. Bu durum, kimse kusurlu hareketinden kendi lehine sonuç çıkaramaz, kuralının doğal sonucudur.
Bu nedenle önalım bedelinin, satış bedeli olarak tapuda gösterilen, 8.800 TL olduğunun kabulü zorunludur. Mahkemenin savunma çerçevesinde keşif yaparak, önalıma konu payın değerinin tespiti ile belirlenen bu bedelin önalım bedeli olarak kabul etmesi doğru değildir.
Mahkemece, davacıya tapuda yazılı bedelden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorularak, kullanacağını beyan ederse, bu bedeli depo etmesi için süre tanınması ve ondan sonra karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13552, K. 2012/2200, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama