KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2011/13562 E., 2012/2014 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Tahliye
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak temerrüt sebebiyle tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece görev nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 01.08.1999 başlangıç tarihli sözlü kira akdi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı alacaklılar 24.12.2010 tarihinde başlatmış oldukları icra takibinde 01.02.2009 ile 01.12.2010 tarihi arası yirmiüç aylık kira bedeli toplamı 2.300- TL kira alacağının tahsilini istemiş, davalı borçlu gönderilen ödeme emrine yasal süresinde itiraz etmediğinden takip kesinleşmiş, davacı İİK.nun 269/a maddesi uyarınca İcra Mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye istemiştir.
Davacı alacaklı İİK 269/a maddesine göre ödeme süresinin bitimini takip eden altı ay içinde İcra Hukuk Mahkemesinden tahliye isteyebileceği gibi, İİK 269/b-4 maddesinde alacaklının genel hükümler dairesinde dava açmaya mecbur kalması halinde ihtarlı ödeme emrinin BK'nun 260. maddesinde yazılı ihtar yerine geçeceği ifade edildiğinden genel hükümler dairesinde Sulh Hukuk Mahkemesinde de tahliye davası açabilir. Bu seçimlik hakkın kullanılması davacıya aittir.
Bu durumda sözkonusu davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından açılan davaya bakılarak işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görev nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13562, K. 2012/2014, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama