KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/13983 E., 2012/2012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın kendisi ve davalılara ait bulunduğunu, taşınmazın ortak murisleri ...'dan intikal ettiğini, taşınmazın taksimine ilişkin belgenin geçerli olmadığını, sözleşmenin düzenleme tarihinin murisin ölümünden önceki tarihe denk geldiğini belirterek ortaklığın taksim ya da satış suretiyle giderilmesini istemiştir. Davalılar ise murisin terekesinin dosyaya ibraz edilen taksim sözleşmesine göre paylaşıldığını, murisin ölüm tarihinin taksim sözleşmesinin düzenleme tarihinden önce olduğunu ancak murisin ölüm tarihinin nüfus müdürlüğüne geç bildirildiğini belirterek davanın fiili taksim nedeniyle reddini savunmuşlardır.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 5167 parselde bulunan avlulu kerpiç ev ve ahırın tarafların murisi ...adına kayıtlı olduğu ve muris ...'ın 05/11/1983 tarihinde vefat ettiği, mirasçı olarak davacı ve davalıları bıraktığı anlaşılmaktadır. Murisin ölümü ile mirasçılar taşınmaza elbirliği mülkiyet hükümlerine göre malik olmuşlardır. Her ne kadar davalılar taşınmazı paylaştıklarını savunmuş iseler de, TMK.'nın 675. maddesine göre "miras bırakanın katılması veya izni olmaksızın bir mirasçının henüz açılmamış bir miras hakkında diğer mirasçılar veya üçüncü bir kişi ile yapacağı sözleşmeler geçerli değildir."
Olayımıza gelince, dava konusu edilen taşınmazın davacı ve davalılar adına elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve taşınmazın taksim edildiğine dair murisin sağlığında yapılan ve dava konusu yere tekabül ettiği belli olmayan sözleşmenin geçerli taksim sözleşmesi olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece taşınmazın sözleşmeye göre ve fiilen taksimi mümkün olmadığına göre; mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/13983, K. 2012/2012, 13 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama