KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/14548 E., 2012/3093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen 2498 ada 22 parsel üzerinde bulunan 2 katlı evin davalı ...’e 4 katlı binanın da her bir katı bir paydaşa ait olmak üzere diğer paydaşlara ait olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu parselin satış sonucunda elde edilecek bedelin yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde oran kurularak oranlar dahilinde muhtesat bedelinin muhtesat sahibi paydaşlara geri kalan bedelinde tapudaki payları oranında paydaşlara aidiyetine karar verilmesi gerekirken, pay sahiplerine ait olduğu tesbit edilen muhdesat değerlerinin satış aşamasında oranlanarak bu kişilere verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/14548, K. 2012/3093, 28 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama