KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1597 E., 2011/6163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27.10.2010
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın her iki davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin davalı ... yönünden ileri sürdüğü temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin davalı ... hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan "eşya senedidir." başlıklı çeyiz olarak verilen eşya ve ziynetlere ilişkin senedi imzalayan ... senede kefil olarak imza atmıştır. Bu kefalet Borçlar Kanununun 483. maddesinde belirtilen adi kefalet niteliğindedir.
Borçlar Kanununun 486. maddesi hükmü uyarınca, adi kefilin borçtan sorumlu tutulabilmesi ancak, kefalet sözleşmesinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da, alacaklının hatası olmaksızın, semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye'de takibat icrasının imkansız hale gelmesi ile mümkündür.
Bu nedenle davacı öncelikle asıl borçlu ...'dan senetten doğan alacağına ilişkin talepte bulunmadan veya hakkında başlatılan takip sonuçsuz kalmadan asıl borçlu ... ile birlikte kefil ... hakkında da dava açtığından adi kefil ... hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1597, K. 2011/6163, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama