KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/1679 E., 2011/6091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14.4.2010
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmaz paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;Davaya konu taşınmazda paydaş olup, davalı sıfatıyla husumet yöneltilen ..., ..., ..., ... ..., ..., ...'ya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye "aynı adreste ..." şerhi ile tebliğ edilmiştir. Tebligat Yasasının 16 ve Tebligat Tüzüğünün 22.maddesine göre kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmaz ise tebliğat kendisi ile birlikte oturan ailesi efradına veya hizmetçilerinden birine yapılır. Ancak muhatap namına kendisine tebligat yapılacak olan aile ferdi veya müstahdemin muhatapla birlikte oturması gerekir. Karı, koca, hısım ve evlatlık gibi birlikte oturan kimseler aynı aile efradından sayılır.
Yukarıda adı geçen davalılara yapılan tebligatlar, tebligatı alan ...'in davalılarla aynı adreste oturup oturmadıkları yukarıda sayılan aile fertlerinden hangisi olduğu tebligat belgesinde açıklanmadığından tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığı kabul edilemez. Bu durumda tebligatlar geçersiz olduğundan davada taraf teşkilinin tamamlandığından da söz edilemez. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/1679, K. 2011/6091, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama