KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/2885 E., 2011/7016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın satılarak paydaşlığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri bilirkişilere ayrı ayrı tespit ettirilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 129 ada 530 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, mülkiyeti ihtilafsız ağaçlar ve cam seranın bulunduğu keşfen tespit edilmiş ve değerleri bilirkişilerce belirlenmiş ise de, mahkemece, yukarıdaki esaslar doğrultusunda arza ve muhdesata isabet edecek oranın belirlenerek bu oran dahilinde satış bedelinin taraflara dağıtılması gerekeceği gözönünde bulundurulmadan muhdesat değerinin “oran kurularak ödenmesine” şeklinde infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/2885, K. 2011/7016, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama