KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/4541 E., 2011/9262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23.12.2010
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazda mal paydaşlığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış sureti ile paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmaz, paylı mülkiyete konu olup, 3581 m2 yüzölçümlü ve arsa niteliğindedir. Taraflar taşınmazda 1/3 oranında pay sahibidirler. Davacı, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında son celsedeki kura işlemlerinin tamamlanmasına kadar taşınmazın paydaşlar arasında taksimini talep etmiş, davalı ... vekili de aynen taksimi istemiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece yukarıdaki esaslar doğrultusunda tarafların taşınmazın taksim edilmesi talebi üzerine taşınmazın üç kısma taksim edilip edilmeyeceği hususu araştırılmış, taşınmazın paydaşlar arasında ivaz ilavesi verilmesine gerek kalmadan üç kısıma bölünebileceği bilirkişilerce tespit edilmiştir. Harita mühendisince düzenlenen ölçekli taksim krokisinin Düzce Belediye Encümeninin 15.10.2010 günlü kararı ile uygunluğunun tasdik edildiği de anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece taşınmazın aynen takisimine ilişkin koşullar gerçekleştiğinden taşınmazın taksimine karar verilmesi gerekirken, davacının istediği şekilde yapılan kura çekimi sonucunda kendine isabet eden ( D ) harfli yeri kabul etmemesi sebebiyle davalı ...'ın taksime ilişkin talebi gözönünde bulundurulmadan taksim hususunda taraflarca mutabakat sağlanamadığı gerekçesiyle taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığının giderilmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/4541, K. 2011/9262, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama