KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5267 E., 2011/7125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av.... ile davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1 No’lu parsele miras bırakanları ...'dan intikalen paydaş olduklarını, taşınmazın diğer paydaşı ... Bankası’nın 1138 / 1942 payını 6.10.2006 tarihinde 210.000 TL bedelle davalıya sattığını, davacıların önalım haklarını kullanmak istediklerini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili, dava konusu payın ilişkin bulunduğu 1 No’lu parselin ...
Bankası’na ait 53 parsel No’lu taşınmaz ile davacılara ait komşu 51 No’lu parselin 1.3.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu tevhidi ile oluştuğunu, imar öncesinde müstakil bir taşınmaz olan 53 No’lu parselde 1985 yılında yapılmış halen de mevcut olan bir fabrika binasının bulunduğunu davacıların taşınmazında ise oto galerisi olarak kullanılmak üzere yapılmış hizmet binalarının yer aldığını, etrafının telle çevrildiğini, burada ... isimli şahsın kiracı olarak oto galericiliği yaptığını, bu kişiden önce de başka kiracıların burasını yün yıkama yeri olarak kullandıklarını,
davalının da imar uygulaması sonucu paylı hale gelen taşınmazda 1138 / 1942 payı 6.10.2006 tarihinde üzerindeki fabrika binası ile birlikte satın aldığını, taşınmazda fiili taksim bulunduğundan davanın haksız açıldığını, önceki kadastro parsellerinin imar uygulamasından sonra da farklı ve bağımsız kullanımlarında bir değişiklik olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken, bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması T.M.K’nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17 /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince. 1 No’lu parselde bulunan ve dava konusu edilen 1138 / 1492 pay taşınmazın paydaşlarından ... Bankası tarafından 6.10.2006 tarihinde 210.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Söz konusu taşınmaz 1.3.2006 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu oluşmuştur. Öncesinde 2.936 m2 alanlı 51 No’lu parsel davacıların miras bırakanı ...'a 1.791 m2 alanlı 53 No’lu parsel ... Bankası’na aittir.
Davalı taşınmazın paydaşları arasında taksim edilerek kullanıldığını savunmaktadır.
Yerinde yapılan tespit ve keşifte taşınmazın 51 No’lu parsele karşılık gelen kısmında dosyaya sunulan 1.6.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesine göre ... mirasçılarının kiracısı olan ...’in oto galerisi kapsamında otomobillerinin durduğu, 53 No’lu parsele karşılık gelen kısmında fabrika binasının varlığını sürdürdüğü, bu kısmın da taşınmazın önceki malikleri ... ve ... tarafından 1.3.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ... Tekstil Ltd Şti’ye kiralandığı anlaşılmıştır.
Savunma doğrultusunda dinlenen davalı tanıkları da keşfen belirlenen hususları doğrulamışlardır. Dosyada bulunan delillere göre davacıların miras bırakanından intikal eden 51 No’lu parseli oto galerisi olarak kiraya vermek suretiyle tasarruf etmekte iken taşınmazın imar uygulaması sonucu komşu 53 No’lu parselle tevhit edildiği, herkesin kendi yerini kullanırken davalının tevhit sonucu oluşan taşınmazda paydaş haline gelen malikin payını satın aldığı görülmektedir.
Davacıların taşınmazda belli bir yeri kiralamak suretiyle kullanıp imar uygulamasından sonra paydaş haline gelen kişinin kullandığı bölümde zamanında hak iddia etmemesi,paydaşların taşınmazda kadastro parsellerinden gelen yerleri fiilen kullanması karşısında davalının taşınmazın taksim edildiği savunmasını kanıtladığının kabulü gerekir.
Bu duruma göre mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5267, K. 2011/7125, 28 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama