KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5312 E., 2011/6991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, Temmuz 2006 ayından bakiye kalan 200.-TL, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2006 ile Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2007 ayları aylık 700-TL üzerinden 6.500-TL kira alacağının tahsili istemine ilişkin yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile % 40 icra tazminat istemine ilikindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 4.500-TL asıl alacak ve 82-TL işlemiş faize yönelik itirazn iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı tarafından 3.000-TL miktar kabul edildiğinden bu hususun icra sırasnda değerlendirilmesine ve mahsubuna, asıl alacak üzerinden % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 01.04.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi gereğince 2006 yılı Temmuz ayından bakiye kalan 200-TL ile 2006 yılı Eylül ayından 2007 yılı Mayıs ayı dahil aylık 700-TL üzerinden toplam 9 aylık 6.500-TL kira alacağı ve 263,30-TL işlemiş faizin tahsili için icra takibi yapıldığını, borcun tamamınadavalı tarafından itiraz edilmesi nedeni ile icra takibinin durduğunu, vaki itirazın iptali ile icra takibinin devamına, kira alacağının tahsiline, haksız itiraz nedeniyle % 40 icra tazminatı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 01.04.2006 tarihli kira akdinin 27.06.2007 tarihli protokol gereğince feshine karar verildiğini, bu protokol gereği 4.500-TL kira borcu bulunduğunu, bu miktarın 1.500-TL kısmın ödendiğini, davadan feragat edilmesi halinde de bakiye 3.000-TL kira borcunu ödenmeye hazır olduğunu, fazla talep edilen kısım yönünden sebepsiz zenginleşme olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan protokol gereği 4.500-TL borç bulunduğunu, 3.000-TL borcun kabul edildiğini bu nedenle davanın kısmen kabulüne, 4.500-TL asıl alacak ve 82-TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine kabul edilen 3.000-TL bedelin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına ve % 40 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Takipte dayanılan ve hükme esas alınan 01.04.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı aralarında yapılan protokol gereği borcun 4.500-TL olduğunu savunmuştur.
Davacı kiralayan ile davalı kiracı arasında icra takibi sonrasında 27.06.2007 tarihinde düzenlenen protokol ile kira sözleşmesi 31.03.2007 tarihi itibarı ile bütün hüküm ve sonuçları ile sona erdirilip, kiralayanın 4.500-TL kira ve apartman aidatı gideri alacağı bulunduğu hususunda karşılıklı olarak taraflar anlaşmışlardır. Bu protokol her iki tarafın serbest irade beyanı ile düzenlendiğinden hukuken geçerli olup tarafları bağlar.
27.06.2007 tarihli protokol gereğince davalı kiracının davacı kiralayana 4.500-TL borçlu olduğu sabittir. Davalı, kiralayana gönderdiği 05.02.2009 tarihli noter ihtarnamasinde aralarında düzenlenen protokol gereğince 4.500-TL borç miktardan 1.500-TL kısmını banka hesabına yatırdığını ve davadan feragat edilmesi halinde de geri kalan 3.000-TL borç miktarını ödemeye hazır olduğunu bildirmiştir.
Davalı dava açılmadan önce 28.06.2007 tarihinde alacaklının banka hesabına 1.500-TL ödeme yapmıştır. Bu durumda 27.06.2007 olan protokol tarihinde takip borcunun 4.500.-TL olduğu, bu borçtan 1500.-TL'lik kısmın 28.06.2007 tarihinde ödendiği gözetilerek dava tarihindeki bakiye borcun tesbit edilmesi ve sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5312, K. 2011/6991, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama