KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/5907 E., 2011/11086 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, altı adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, davalılar ile müşterek malik oldukları 18 ada 246 parseldeki 1,2,3,9,14 ve 15 no'lu bağımsız bölümlerin ortaklığının, satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davalılardan Rafet Şükrü Sözen’e gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligat parçasının öldüğü meşruhatı verilerek iade edildiği, adı geçen davalının ibraz edilen mirasçılık belgesinde görünen mirasçılarına gerekçeli kararın tebliğ edilmiş olduğu görülmüştür. Ancak davalı ... Sözen’in 27.07.2004 tarihinde dava devam ederken öldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda ölü davalının mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edildikten sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5907, K. 2011/11086, 18 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama