KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6351 E., 2011/10898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkiline ve kardeşlerine muris ...'den 500 ada 167 parseldeki kat mülkiyetli bir nolu bağımsız bölümün intikal ettiğini, davalının 25.1.2008 tarihinde kardeşlerinden pay satın aldığını, tapuda önalım hakkının kullanılmasını engellemek için satış bedelinin muvazaalı şekilde 100.000 TL olarak gösterildiğini, oysa 1/6 payın gerçek bedelinin 10.000 TL olduğunu, davalının 5/6 pay satın aldığından gerçek bedelinde 50.000 TL olduğunu ve bu bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.Davalı vekili,
davanın süresinde açılmadığını,satış bedelinde muvazaa yapılmadığını, davacının muvazaa iddiasını kanıtlaması gerektiğini, aksi halde tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasını aksi halde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile de kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılması ile bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibaret önalım bedelini depo etmesi gerekir. Ancak davacı tapuda yapılan satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir ve bu iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen payın ilişkin bulunduğu 500 ada 167 m2 iki katlı iki daireli kagir ev niteliğindeki binanın kat mülkiyetli ½ arsa paylı zemin kat 1 nolu bağımsız bölümdeki 3/6 payın 25.1.2008 tarihinde 100.000.-TL,7.9.2009 tarihinde de 2/6 payın 20.000 TL olmak üzere toplam 5/6 payın 120.000 Tl bedelle davalıya satıldığı hususunda tapu kayıtlarına göre uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık muvazaa iddiasından kaynaklanmaktadır.
Davacı tapuda satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçekte payın 50.000 TL bedelle satın alındığını iddia etmiştir. Davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunduğuna göre bu iddiasını kanıtlaması gerekir. Satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bu iddianın tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür.
Ancak bu konuda dinlenen davacı tanıkları payın davalıya kaça satıldığı konusunda bilgi ve görgüye dayalı açık bir beyanda bulunmamışlar taşınmazın tamamının değerine ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu edilen 5/6 payın değeri 25.1.2008 satış tarihi itibariyle 62.500 TL olarak bildirilmiş ise de muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif tek başına yeterli delil değildir.
Sadece davacının diğer delillerini doğrulamak bakımından önem arz eder.
Bu durumda mahkemece davacıdan tapuda gösterilen satış bedeli ve masrafları üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanılmayacağının sorulması, kullanılacağının beyan edilmesi halinde önalım bedeli olarak yatırılan bedelde nazara alınarak kalan kısmın depo edilmesi için uygun süre ve olanak tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6351, K. 2011/10898, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama