KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/6487 E., 2011/11352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah.Sıfatıyla
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ile davalının evli iken davalının olumsuz davranışları sonucunda aralarında geçimsizlik baş gösterdiğini, bu nedenle davacının baba evine döndüğünü, ancak ziynet eşyalarının davalıda kaldığını beyan ederek, 7.000 TL bedelli 10 adet üçlü burma bilezik, 1.800 TL değerinde zincirli beşibirlik, 150 TL değerinde altın küpe, 150 TL değerinde bir adet yüzük, 630 TL değerinde 10 adet hediyelik altın ile 100 TL değerinde bir adet saatin aynen iadesini, mümkün olmazsa bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, davacının dava dilekçesinde bahsettiği 10 adet burmalı bilezikten 5 adetini ve zincirli beşibirliği düğün sırasında geri alma kaydı ile dedesinin taktığını ve düğünden sonra davacının kendisinin dedesine teslim ettiğini, geri kalan ziynet eşyalarının da davacıda olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davacının evi terk ederken ziynet eşyalarını alamadığı, ancak 5 adet burma bileziğin düğünden sonra davalının dedesine iade edildiğinden bahisle 5 adet bileziğin değeri olan 3.790 TL nin toplam ziynet bedeli olan 9.730 TL den düşüldükten sonra geriye kalan 5.940 TL ziynet bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır. Dava dilekçesinde istenilen ziynet eşyalarının bir kısmının davacıdan alınarak davalının dedesine verilmiş olduğu davalı tarafından kabul edilmektedir. Her ne kadar davalı tarafından bu ziynetlerin geri alınma kaydıyla düğünde emaneten takıldığı savunulmuş ise de bu husus kanıtlanamadığından ziynetler davacıya bağışlanmış sayılır. Bu nedenle mahkemece dava konusu ziynetler hakkındaki istemin tümünün kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/6487, K. 2011/11352, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama