KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/7493 E., 2011/12795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı yargılamanın yenilenmesi davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık daha önce hükme bağlanan ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın paydaşlarına ilanen tebligatlar yapılması nedeniyle ölü paydaşların mirasçılarının davada taraf olamama iddiasına dayalı yargılamanın yenilenmesini istenmelerinden kaynaklanmaktadır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 13.4.2005 tarih 2005/6-229 Esas, 259 sayılı kararında açıklandığı gibi yargılamanın yenilenmesi bazı ağır yargılama hatalarından ve yanlışlıklarından dolayı maddi anlamda kesinleşen hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce kesin hükme bağlanan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.
Öte yandan paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paydaşlar (ortaklar) arasındaki birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Davalı taraf davacı ile aynı haklara sahiptir. Davanın kaybedeni veya kazananı yoktur. HUMK.nın 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması gerekir.
Bu özellikleri itibariyle davacı paydaş yada ortakların hepsini, eksiksiz olarak davada taraf olarak göstermek veya davaya dahil etmek zorundadır. Genel usul hükümlerinin uygulanmasının davaların niteliği gözetildiğinde bu davalar için ayrıcalık taşıdığı kabul edilmelidir.
Olayımızda, Isparta Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/384, 1111 sayılı dosyasında ortaklığının giderilmesi istenen taşınmazın tapu kaydında paydaşlardan Münire Peral ve o davanın davacısı ... hariç, diğer paydaşların soyadları yazılı olmadığı gibi, dava dilekçesinde tüm davalıların adreslerinin yazılı olmadığı görülmektedir. Davalıların adres ve kimlik bilgilerinin araştırılması geniş çerçevede yapılması gerekirken, sadece Cumhuriyet Savcılığı kanalı ile yaptırılmış savunma hakkı ile sıkı sıkıya bağlı husus bu şekilde sınırlı
tutulmuştur. Öte yandan tapuda açık kimlikleri olmayan kişilerin kimlik bilgilerine de ulaşılamadığı halde bu paydaşlar hakkında 3561 Sayılı Yasa hükümleri uygulanmadan taraf teşkili ilanen tebligat yolu ile sağlanmış, hükümde bu şekilde tebliğ edilmiş ve temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Yukarıda Hukuk Genel Kurulu kararındada özetlenen açıklamalar ve paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarının özelliği karşısında yargılamanın yenilenmesini isteyen davacıların tarafı olmadıkları davada verilen satış kararı ile haklarının zedelendiği kabul edilmelidir.
Öncelikle mahkemece tapuda açık kimliği yazılı olmayan kişiler yönünden gerekli araştırmalar yapılarak sonucuna göre işlem yapılması, taraf teşkili sağlandıktan sonra az önce açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak davacı tarafın istemi bu doğrultuda değerlendirilmek suretiyle bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/7493, K. 2011/12795, 23 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama