KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/844 E., 2011/4943 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin taşınmazı 26/01/2010 tarihinde iş yeri ihtiyacı nedeniyle satın aldığını, bu durumun ihtarname ile davalılara bildirildiğini, ihtarnamenin 09/02/2010 tarihinde tebliğ edildiğini, davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, iktisap tarihinden itibaren 6 ay geçmeden davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6570 sayılı yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.
6570 sayılı yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.
Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 sayılı yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir. Olayımıza gelince; davalının kiralananda önceki malik ile yapılan 10.04.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak bulunduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı dava dilekçesinde taşınmazı 26/01/2010 tarihinde iktisap ettiğini belirtmiş olup, davasını 6570 sayılı yasanın kendisine tanıdığı seçimlik
hakkını kullanarak önceki malik ile yapılan sözleşmeye dayanarak, önceki malikin halefi olarak açmış olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taşınmazı satın aldığını, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliye edilmesini, 09/02/2010 tebliğ tarihli ihtar ile davalıya bildirmiştir. Bu durumda sözleşme süresinin sona erdiği 10/04/2010 tarihi nazara alındığında bu tarihten önce davalıya tebliğ edilen ihtarnameye göre 20/05/2010 tarihinde açılan dava süresindedir.
Zira sözleşme süresinin sonra ermesinden önce sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş olduğundan bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava süresinde açıldığından işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/844, K. 2011/4943, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama