KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/922 E., 2011/5916 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14.10.2010
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya iadesi-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedellerinin tahsiline ilişkindir, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkili ile davalının 2003 yılında evlendiklerini ve bu evlilikten çocuklarının bulunmadığını, evliliğin ilk günlerinden anlaşmazlıkların başladığını ve davalının müşterek evin giderlerini dahi karşılayamadığını, bu süre içerisinde belirli bir işte çalışmadığını, nişanda ve düğünde takılan çeyiz ve ziynet eşyalarının davalıda olup kendisine verilmediğini, mümkünse aynen iadesine, değilse bedellerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise yargılama sırasında 11.8.2010 tarihli yazılı dilekçesinde, talep edilen eşyalardan sandık içi el işlemelerini davalı tarafın götürdüğünü, diğer eşyaların ise müvekkilinin ailesi tarafından alınarak müşterek haneye yerleştirildiğini, davacı tarafından faturası sunulacak her eşyayı iade etmeye hazır olduklarını, düğünde takılan takıların bir kısmının bozdurularak düğün salonunun parasının ödendiğini, tarafların birlikte yaşadıkları evin kirasının da düğünde takılan takılarla ödendiğini, ayrıca evlilik birliği süresince ailenin bütün giderlerinin takıların satılması yoluyla karşılandığını,
Tarafların bütün ihtiyaçlarının düğün takılarından karşılandığını, düğünde takılan altınlardan kalan 4 adet bileziğin de davacı tarafından götürüldüğünü belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davacı tarafından davalıya yemin teklif edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından takılmış olursa olsun ona bağışlanmış sayılır.
Dava dilekçesinde istenilen ziynet eşyalarının bir kısmının bozdurularak düğün salonunun parasının ve müşterek evin kirasının ödendiği, diğer bir kısım ziynetlerin de bozdurularak evlilik birliği süresince ailenin bütün giderlerinin karşılandığı davalı tarafından kabul edilmekte olduğu gibi, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına ve taraflar arasındaki kesinleşmiş boşanma ilamına göre de davalının fiili şiddet gördüğü ve müşterek evden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı ziynet eşyalarının davacının rızası ile bozdurulduğunu da kanıtlayamamıştır. Davacıya ait olduğu anlaşılan dava konusu altınların davacıya iadesi gerekir.
Bu durumda mahkemece talep edilen ziynet eşyalarının tamamı yönünden istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, çeyiz eşyaları yönünden ise davacı tarafa tüm delillerini bildirmesi için imkan ve süre verilerek, kendisine ait olupda davalıda kaldığı belirlenen eşyaların iadesine veya bedellerinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile tamamının reddine karar verilmesi de doğru değildir,
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/922, K. 2011/5916, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama