KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9229 E., 2011/14773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescile ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin babasından intikal eden ve satın aldığı payların toplamının 2/5 olduğunu, davalının 15.7.2008 tarihinde ...'den satın aldığı 1/2 payın önalım hakkı nedeniyle iptalini ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davacının babası ...'nun dava konusu taşınmazdan 12.10.1983 tarihinde pay iktisap ettiği, 1992 senesinde vefat ettiği, geriye aralarında davacının da bulunduğu 5 mirasçısının kaldığı, davacının daha sonra taşınmazdan 28.8.2009 tarihinde satın aldığı pay ile daha evvel babasından intikal eden paylarının birleştirilerek 2/5 oranında paydaş olduğu anlaşılmaktadır. Davacının dava tarihinden önce babasından intikalen taşınmazda elbirliği halinde malik olduğu anlaşıldığından önalım davası açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemece diğer mirasçıların da davaya usulen onayının alınması ve ondan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, davacının davalıdan sonra taşınmazda pay satın aldığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9229, K. 2011/14773, 15 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama