KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9292 E., 2011/13763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 1 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesinin istenilmesi durumunda dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir, ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir, belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur,
bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Davaya konu edilen ve satışına karar verilen ... İlçesi ... köyü ... mevkii 1741 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporlarına göre 198,00 m2 inşaat alanı olan 2 katlı bina, 16,5 m2 inşaat alanlı samanlık, 24,32 m2 yüzölçümünde mutfak olarak kullanılan mahal ile yine taşınmaz üzerinde çeşitli cins ve yaşlarda ağaçlar ile zirai ürünlerin olduğu belirtilerek değerleri tespit edilmiştir.
Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/01/2010 tarih ve 2009/64 Esas 2010/4 karar sayılı kararı ile davaya konu 1741 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 28/12/2009 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 139,26 m2 yüzölçümlü evin mülkiyetinin ...’a ait olduğunun tespitine karar verilmiş, bu karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06/07/2010 tarih ve 2023 Esas 4371 Karar sayılı kararı ile evin davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine şeklinde düzeltilerek onanmış ve karar kesinleşmiştir.
Bu durumda mahkemece, Arguvan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15/01/2010 tarih ve 2009/64 Esas 2010/4 karar sayılı kararında belirtilen ve davacı tarafından meydana getirildiği tespit edilen bu evin bedelinin taşınmazın toplam değerine oranının tespit edilerek satış bedelinden muhdesata isabet eden kısmının muhdesat sahibine geri kalan kısmının mirasçılık belgesinde belirtilen payları oranında hissedarlar arasında dağıtılmasına karar verilmemesi,
satışına karar verilen taşınmazın hangi taşınmaz olduğunun ili, ilçesi, köyü ve parsel numarası belirtilerek kararda açıkça gösterilmemesi ve “satış işlemi sırasında dava konusu arazi üzerindeki iki katlı evin davacı ... tarafından meydana getirildiğinin nazara alınmasına” şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de satışına karar verilen taşınmazın satış bedeli üzerinden %09,9 oranında harç alınması gerektiği gözetilmeden satış bedeli üzerinden %0,9 oranında harç alınmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9292, K. 2011/13763, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama