KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9440 E., 2011/13771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
461 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 12 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu edilen ve satışına karar verilen ... ilçesi ... köyü 113 ada 26 parsel, 190 ada 4 parsel, 194 ada 3 parsel, 200 ada 17 parsel, 203 ada 1 parsel, 202 ada 7 parsel, 231 ada 2 parsel, 111 ada 53 parsel, 111 ada 63 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre hükmün esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Satışına karar verilen 206 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Mahkemece yerinde yapılan keşif sonucunda davaya konu 206 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan ve bilirkişi tarafından tespit edilen muhdesat adedi, bedeli ve bu bedelin taşınmazın toplam bedeline oranı hususunda 26/10/2009 tarihli bilirkişi raporu ile 13/05/2010 tarihli bilirkişi raporu arasında büyük farklılıklar bulunduğu anlaşılmakla bu farklılığın hangi nedenden kaynaklandığı üzerinde durularak gerekirse mahallinde teknik uzmanlığı olan bilirkişilerle tekrar keşif yapılarak çelişkinin giderilmesi gerektiği halde raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflardan, satış bedeli üzerinden alacakları paylar oranında tahsili gerekirken müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi ve kendilerini aynı vekille temsil ettiren davalılar için bir vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9440, K. 2011/13771, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama