KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9857 E., 2011/16010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, satış sureti ile ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, her şeyden önce tarafların yargılama gününü bilmeleri ile mümkündür. HUMK.'nun 73. maddesinde "kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez." hükmü öngörülmüştür. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK.'nun 27. maddesi de paralel hükümler getirmiştir.
Hukuk mahkemelerinde asıl olan, tarafların huzuru ile yargılamanın yürütülmesi olup, usulün olanak tanıdığı hallerde duruşmaya gelinmese dahi, ilgilinin yokluğunda yargılamanın yürütüldüğü haller de vardır. Bu gibi durumlarda gerekli uyarıyı taşıyan çağrı kağıdının tebliğ edilmesinden ve yasaya uygun taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilmesi, kanıtlar toplanarak sonuca ulaşılması gereklidir.
Bu itibarla tebligat bilgilendirme özelliği yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. 7201 sayılı Tebligat Yasası ve Tüzüğünün amacı da tebliğin muhatabına ulaşması konusu ile ilgili olarak kişilerin bilgilendirilmesi ve bunun belgeye bağlanmasıdır.
Tebligat Kanununun 20-21 ve Tüzüğün 28.maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda, davalı ... ve ...'a dava dilekçesi, Tebligat Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edilmiş olmasına rağmen, kendisine haber verilen komşu ismi ve imzası bulunmadığı gibi ne suretle ikametgahında bulunmadığı da tevsik edilmemiştir. Bu durumda dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin davalılara yapılan tebligat geçersizdir. Dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek savunma hakkı kısıtlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9857, K. 2011/16010, 29 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama