KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2011/9981 E., 2011/13432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
385 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Tebligat Kanunu'nun 6099 Sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinde, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir hükmü öngörülmüştür.
Ayrıca aynı kanunun 3. maddesi ile eklenen ek fıkrada, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır”.
Hükmünü, T.K.nun 21/2. maddesi “(Ek fıkra:11.01.2011 - 6099 S.K./5.mad) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, T.K'nun 35/2 maddesi “ Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.” hükümlerini içermektedir.
Yasa hükümlerine göre, adres kayıt sisteminde adresleri tespit edilebilen taraflara Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebligat yapılmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Yasadaki değişiklikler 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Olayımıza gelince; temerrüt ihtarı kiralananın bulunduğu adreste davalı kiracıya tebliğ edildiği halde aynı adrese gönderilen dava dilekçesi tebliğ edilemeden dönmüştür. Davalının mernis sistemine kayıtlı adresi mahkemece araştırılmış ve bu adresin de değiştirilmiş olduğu bildirilmemiş olduğuna göre 6099 Sayılı Kanun ile değişik 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ yapılmak suretiyle dava dilekçesi tebliğ
belgesi muhtara bırakılmak ve buna ilişkin 2 nolu ihbarname davalının adresine asılmak suretiyle tebligat işleminin tamamlanması gerekirken, bu yola gidilmeden Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre davalıya tebligat işleminin yapılması usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/9981, K. 2011/13432, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama