KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/10121 E., 2012/10643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazın paylaştırılmasına ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalının dava konusu 81 Ada 1 Parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava konusu 80 Ada 2 Parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince, paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç gibi bütünleyici parçanın (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde eğer bunların değeri sulh mahkemesinin görevine giriyorsa olay bir hadise olarak, sulh mahkemesinde çözümlenir. Aksi halde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere süre verilmelidir. Bu süre içerisinde dava açılırsa sonucun beklenmesi, açılmaz ise o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen 80 Ada 2 parsel sayılı taşınmaz zemininde bulunan muhdesat konusunda tapuda şerh olmadığı gibi taraflar arasında ittifakta yoktur. Bu nedenle satış bedelinin tapu kaydındaki paylar oranında paydaşlara dağıtılması gerekirken, bu husus gözardı edilerek satış bedelinin dağıtılmasında bilirkişi raporundaki oranların dikkate alınmasına şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
( M ) ( M )
KARŞI OY YAZISI
Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık, dava konusu 80 Ada 2 Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı ...'a aidiyeti noktasındadır. Tapu kaydına göre taşınmaz arsa niteliğindedir. Paylı mülkiyet hükümlerine tabidir. Paydaşlardan ...'in 279/2400 payı, ...'nın 23/2400 payı, ...'nin 57/2400 payı ve ...'ın 2041/2400 payı vardır. ..., ... ve ... imar yoluyla ... ise toplu veri sayısallaştırılması (satış+hisse tevhidi) yoluyla paydaş olmuşlardır.
Mahallinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın arsa niteliğinde olup, üzerinde ...'a ait betonarme altı katlı bina olduğu, bina değerinin 212.250.TL, arsa değerinin 103.964 TL, binaya düşen yüzde oranının %67.12, arsaya düşen yüzde oranının ise %32.88 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili dosyaya sunduğu 22/07/2008 tarihli dilekçesinde, parsel üzerindeki binanın davacı ...'a ait olduğunu bildirerek binaya ilişkin ... Belediyesi tarafından düzenlenmiş 7/8/2001 tarih ve 356/11 sayılı yapı ruhsatını ibraz etmiştir. Anılan ruhsat ve ekindeki belgelerin incelenmesinde, ruhsat sahibinin davacı ... olduğu anlaşılmıştır. Keza ...
Defterdarlığı Milli Emlak Müdürlüğünün dosyada mevcut 14.7.2008 tarihli taşınmaz tesbit tutanağına göre, taşınmaz üzerindeki binanın ...'a ait olduğunun belirlendiği görülmüştür. Yargılamanın hiçbir aşamasında taşınmaz üzerindeki binanın (muhdesatın) davacı ... dışındaki herhangi bir paydaşın hak iddiası olmamıştır.
Esasen diğer paydaşlar imar uygulaması yoluyla taşınmazda pay sahibi olduklarından muhdesat üzerinde hak sahibi olmadıkları ve böyle bir hak iddiasında da bulunmadıkları anlaşılmıştır.
Mahkemece, dosya içeriğindeki mevcut delil ve belgelerle uyumlu bir şekilde, muhdesatın davacı ...'a ait olduğu benimsenerek alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda, dairemizin bozma ilamının 2 No'lu bendinde yazılı ilkesine uygun olarak, oran kurulmak suretiyle satışa karar verildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar davanın tüm ilgili taraflarına usulen tebliğ edilmiş davalı ... dışında kararı temyiz eden olmamıştır. Davalı ...'in temyizi de muhdesata yönelik değildir. Tersine muhdesatın davacıya ait olduğu benimsenmiş, taşınmaza kötü niyetli bina yaptığı, sahte tapu kullanmak suretiyle iskan ruhsatı aldığı iddiasıyla ve taraf teşkili sağlanmadığı nedeniyle temyiz talebinde bulunmuştur.
Bu durumda, taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı ...'a ait olduğu herhangi bir tereddüte meydan vermeyecek şekilde kesinlik kazanmıştır. Ayrıca temyiz konusu edilmeyen ve kamu düzenini ilgilendirmeyen bu durumun taraflar arasında usuli kazanılmış hak teşkil ettiği de gözardı edilmemelidir.
Bu nedenlerle, mahkemece muhdesatın davacı ...'a ait olduğu benimsenerek, oran kurulmak suretiyle verilen satış kararı, usul ve yasaya ve dairemizin bozma ilamında belirtilen ilkesine uygun düştüğünden, onanması gerekmekte iken, bozulmasına dair sayın çoğunluğun değerli görüşüne katılamıyoruz. 12/07/2012
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/10121, K. 2012/10643, 12 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama