KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/10633 E., 2012/13355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Kiralananın tahliyesi
Karar Metni
811 kelime·4 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava işyeri ihtiyacı nedeni ile tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Mah. ... Cad. No: ... ... iş Hanı .../ .../ İstanbul adresindeki mecurda 01/01/2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, vakıf mütevelli heyetinin aldığı 12/08/2008 gün 116 sayılı kararın 6. maddesi gereği dava konusu mecurun bulunduğu iş hanını kurulmakta olan ... Üniversitesi için bizzat kendi ihtiyacında kullanacağını, davalıya ... Noterliğince düzenlenen 04/12/2008 gün ve 21827 nolu ihtarın gönderildiğini, ihtar ile akdin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ihtara rağmen mecuru tahliye etmediğini, davalının kiracı bulunduğu mecurun iş hanı, bütünü ile vakfın kendi ihtiyacında kullanacağından kira akdinin feshine, davalının mecurdan tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olmadığını, mecurun koşullarının üniversite binası olarak kullanılmaya uygun olmadığını, davacı vakıf ile üniversitenin ayrı tüzel kişilik olduğunu, ihtiyaç istemi ile tahliye istemi arasında illiyet bağının da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğu kanaatine varılmakla birlikte kiralanan taşınmazın bulunduğu ana yapının üniversite binası olarak kullanılabilmesi için esaslı tamirat ve tadilata ihtiyaç bulunduğu, mevcut haliyle veya basit tadilat ile üniversite binası olarak kullanılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı vakfın mütevelli heyeti tarafından alınan 15.08.2008 tarihli karar ile mülkiyeti davacıya ait dava konusu kiralananın kurulacak olan ... ... Üniversitesine tahsis edilmesine karar verildiği, buna dayalı olarak ... Noterliği'nin 04.12.2008 tarih ve 21826 sayılı ihtarnamesi ile tahliye iradesinin davalıya bildirildiği, uzman bilirkişiler kurulu tarafından ibraz edilen 25.04.2011 tarihli ayrıntılı raporda nedenleri açıklanmak suretiyle kiralananın üniversiteye tahsis edilmesi ve devir edilmesi için mütevelli heyeti kararları, Vakıflar Genel Müdürlüğü oluru, davacı vakıf senedinin 3/e bendi, YÖK kararları, resmi gazetedeki kuruluş yasası, kiralanan hakkında ... Büyükşehir
Belediyesi Başkanlığı'nın tadilat, ekleme ile taşınmazın üniversite binası olabilirliği yazısı, kiralananın yöredeki konumu, m2 alanı, kagir betonarme karkas mimari niteliği, yörede ve kiralanana yakın denilebilecek konum ve mesafede ... Üniversitesi, kütüphaneler gibi eğitim ve öğretim kurumlarının bulunması nedeniyle kiralananın kullanım amacına uygun olarak eşya ve eşhastan ari hale getirilmesini takiben yapılacak tadilat ve eklemeler ile dava konusu kiralananın üniversite binası olarak kullanılabileceği bildirilmiştir. Mahkemece de bu rapor esas alınarak hüküm oluşturulmuş, ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğu dosya kapsamında mevcut delillere uygun olarak tespit edilmiştir.
Ne var ki, mevcut haliyle veya basit tadilat ile binanın üniversite binası olarak kullanılmasının mümkün olmadığı ve davacının mülkiyetinde bulunmayan 8 adet bağımsız bölüm maliklerinin rızalarının bulunduğuna dair beyan sunulmaması nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa dava konusu kiralananın bulunduğu ana yapıda 75 adet bağımsız bölüm mevcuttur. Bu bağımsız bölümlerin 67 adedi davacıya aittir. Bunlardan 62 adedi ile ilgili ihtilaf giderilmiştir.
Sadece dava konusu kiralanan ile birlikte 5 adet bağımsız bölümün tahliyesi beklenmektedir. Bunun gerçekleşmesi halinde kullanım amacına uygun tamirat ve tadilatın yapılabilmesi olanaklı hale gelecektir. Buradaki tamir ve tadilatın 6570 sayılı kanunun 7/ç bendi kapsamında olmadığı çok açıktır. Zira anılan madde anlamında tamir ve tadilattan maksat, kiralananın yıkılıp yeniden yapılmak istenmesi veya imar maksadı ile esaslı suretle tamir, tevsii veya tadilin yapılmasıdır.
Somut olayımızda, bu anlamda tamir ve tadilat ihtiyacı bulunmadığı, üniversite binası olarak kullanılabilmesi için tamir ve tadilatın gerekli olduğu, bununda yapılacak işin niteliğine uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca 8 adet bağımsız bölüm malikinin rızası sorunu tamamen 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri çerçevesinde düşünülmesi gereken bir durum olup, davayı doğrudan ilgilendiren bir yönü bulunmamaktadır.
Esasen bu husus davacıya ait tüm bağımsız bölümlerin tahliyesinden sonra söz konusu bağımsız bölüm malikleri ile çözümlenecek bir husustur. Bu bağlamda, davacı vakfın kamulaştırma yapma yetkisinin bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Kaldı ki, yönetim planının 2. madde hükmünün davaya konu kiralananın da bulunduğu mülkiyeti davacıya ait bölümde imarın müsaade etmesi durumunda kat ilavesi de dahil olmak üzere her türlü gerekli tadilatın yapılmasına cevaz verdiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenlerle davacının ihtiyaç iddiasının samimi, gerçek ve zorunlu olduğu, bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere, kullanım amacına uygun olarak gerçekleştirilecek tamir ve tadilat ile kiralananın üniversite binası olarak kullanılabileceğinin sabit olduğu, buradaki tadilat ve tamiratın 6570 sayılı kanunun 7/ç bendi kapsamında olmadığı, 8 adet bağımsız bölüm malikinin muvafakatının bu aşamada aranmasının gerekli bulunmadığı anlaşıldığından tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/10633, K. 2012/13355, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama