KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/11391 E., 2012/13723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Ortaklığın giderilmesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu 115 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki ortaklığın öncelikle aynen taksim, bu mümkün olmadığı takdirde satış yoluya giderilmesini talep etmiştir. Taraf vekilleri duruşmada alınan beyanlarında taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesi konusunda sulh olmak istediklerini beyan etmişler, mahkemece taraflar sulh olmayı kabul ettiklerinden satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar taraflar taşınmazın satış yoluyla ortaklığının giderilmesi konusunda sulh olmayı kabul etmişlerse de öncelikle taşınmaz başında keşif yapılarak, bilirkişi incelemesi ile taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasını talep etmiştir.
HMK.nın 313/1 maddesinde düzenlenen sulh, görülmekte olan bir davada taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapılan bir taraf işlemi olup, dava konu taşınmazın ortaklığının satış yoluyla giderilmesi konusunda tarafların anlaşmaları uyuşmazlığı gidermediği gibi yasanın aradığı anlamda bir sulh sözleşmesi de değildir. Dava konusu taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazın konumu ve nitelikleri ile diğer özellikleri belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, keşif yapılmadan eksik inceleme ile satış kararı verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/11391, K. 2012/13723, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama