KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12166 E., 2012/11627 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava yasal önalım hakkı ve yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava dışı ... tarafından Abana Sulh Hukuk Mahkemesine açılan mirasçılık belgesi istemli dava sonunda Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 15/08/1996 tarih ve 1996/62 Esas 1996/62 Karar sayılı kararı ile muris ...’ın mirasının 4 pay kabul edilerek 1 payının ...’a 3 payının ...’a aidiyetine karar verildiğini, ... vekilince 15/03/2010 tarihinde Abana Sulh Hukuk Mahkemesine sunulan dilekçe ile muris ...’ın tek mirasçısı olarak ...’ın kaldığı belirtilerek mirasçılık belgesi istendiğini,
bu kez Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/03/2010 tarih ve 2010/6 Esas 2010/9 Karar sayılı ilamı ile Muris ...’ın mirasının 1 pay kabul edilerek ...’a aidiyetine karar verildiğini, muris adına tapuda kayıtlı 42 ada 7 nolu parselin tapuda intikalinin yaptırılıp bilahare yakını olan ...’a satıldığını, yolsuz olarak oluşturulan tapu kaydının iptali ile ... payını davalıya sattığından şufa hakkı nedeni ile paya ait tapu kaydının iptali ile birlikte müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise dava dilekçesinde iddia edilen hususlardan haberi olmadığını, bahsedilen iddiaları kabul etmediğini, tapu kütüğündeki tescile dayanarak iyiniyetle malik olduğunu, bu hakkının Medeni kanunun 1023. Maddesi gereğince korunmasını talep etmiştir.
Mahkemece Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/05/2010 tarih ve 2010/16 Esas 2010/29 Karar sayılı ilamı ile davacının muris ...’ın mirasçısı olduğunun sabit olduğunu, şufa hakkının bulunduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de dairemizin geri çevirme kararı sonucunda, hükme esas alınan Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/05/2010 tarih ve 2010/16 Esas 2010/29 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Anılan hüküm kesinleşmediği gibi mirasçılık belgesinin iptali davasında mahkemece davanın kabulüne ve Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/62 Esas 1996/62 Karar sayılı veraset ilamının geçerli olduğuna dair karar verilmesine karşın, iptaline karar verilen mirasçılık belgesinin taraflarla ilgisi bulunmayan Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/10 Esas ve 2009/3 Karar sayılı mirasçılık belgesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle mahkemece hükme esas alınan Abana Sulh Hukuk Mahkemesinin 27/05/2010 tarih ve 2010/16 Esas 2010/29 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline ilişkin hükmün kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12166, K. 2012/11627, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama