KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12348 E., 2012/14456 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- İtirazın kaldırılması ve tahliye
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, kararın dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalılardan borçlu ...'nun tüm, davalı müteselsil kefil şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı borçlu kefil şirketin 1.10.2010 tarihinden sonraki dönem için istenen kira bedellerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; takibe ve dosyaya dayanak yapılan 1.10.2009 başlangıç tarihli sözleşme 1 yıl süreli olup davalı şirket bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalamıştır.
Dairemizin benimsediği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2006 tarih ve 2006/6-346 E, 2006/300 Karar sayılı ilamından anlaşıldığı üzere kira süresinin, 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un 11. maddesi gereğince uzadığı hallerde, uzayan kira süresi bakımından kefilin sorumluluğunun devam edebilmesi için; kefilin sorumluluğunun uzayan dönem için devam edeceğinin sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması yanında kefilin uzayan dönemdeki sorumluluğunun azami hangi süreyle ve hangi miktarla sınırlı olacağının sözleşmede açıkça gösterilmiş olması da şarttır.
1.10.2009 tarihli kira sözleşmesinde kefaletin süresi ve miktarı belirtilmediğinden kefilin sorumluluğu 1.10.2010 tarihinde başlayan dönemde sona ermiştir. Bu durumda kefil hakkındaki itirazın 2010 yılının Eylül ayından bakiye kalan 300 TL üzerinden kaldırılmasına, bu tarihten sonraki alacak yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken, alacağın tümü üzerinden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12348, K. 2012/14456, 8 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama