KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/12864 E., 2012/15553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava türü
- Önalım
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .... geldi. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payı iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece 71.155 TL önalım bedeli üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 12 No’lu parselin paydaşı olup kısa bir süre önce öğrendiklerine göre davalının aynı taşınmazda 70.000 TL bedelle 101.29 m2'ye karşılık gelen pay satın aldığını, satışa ilişkin davacıya bir bildirim yapılmadığı gibi, tapuda önalım hakkının kullanılması engellemek için satış bedelinin muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 20.000 TL civarında olduğunu, bu durumun yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, davacının keşfen belirlenecek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek,
davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın usul ve esas bakımından yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar dava konusu edilen pay temliki tapuda satış olarak görünse de gerçekte trampa yapıldığını, trampaya karşı davacının önalım hakkını kullanamayacağını, diğer yandan tapuda payın değerinin fahiş gösterilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse, tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından kazanılan ve kaydedilen bu oran dahilinde taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi gerekir. Önalım hakkına konu edilen 12 No’lu parselde taşınmazın paydaşlarından İbrahim Başer 10617 / 116053 payını 21.9.2010 tarihinde 70.000 TL bedelle davalıya satmıştır. Davacı yapılan bu satışa ./..
ilişkin bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ve gerçek satış bedelinin 20.000 TL olduğunu ileri sürmüş ise de, bu iddiasını kanıtlayamadığından mahkeme, tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar vermiştir. Bu durumda iddia olunan bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına vekalet ücreti takdir edilip yine aynı fark oranında yargılama giderlerinin bölüştürülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün davalı yararına ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hasren bozulması gerekmiştir
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/12864, K. 2012/15553, 27 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama