KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/1389 E., 2012/2344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL asıl alacağa, 1.250 TL işlemiş faize yönelik itirazın kaldırılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatına karar verilmesi üzerine karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 28.8.2004 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu sözleşmeyi davalı ... adi kefil olarak imzalamıştır.
Adi kefil hakkında takip yapılabilmesi için Borçlar Kanunu'nun 486.maddesi hükmü uyarınca, kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takip yapılıp da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması veya borçlu aleyhine Türkiye'de takip yapılmasının imkansız hale gelmesi gerekir. Davada bu koşullar gerçekleşmediğine göre sözü edilen madde hükmü uyarınca kefil olan davalı ... hakkında doğrudan icra takibi yapılması ve buna dayanarak dava açılması olanaksızdır.
Bu sebeple davalı kefil ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/1389, K. 2012/2344, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama