KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/14113 E., 2012/16417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
537 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldi. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava önalım hakkına konu edilen payın iptal ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin 2013 ada 84 parsel sayılı taşınmazın 3. kat 36/460 arsa paylı 10 ve 4.kat 13 nolu no bağımsız bölümlerin paydaşı bulunduğunu,aynı bağımsız bölümlerde 1/3 paya sahip diğer paydaş ...'in her iki bağımsız bölümde intifa hakkını üzerinde bırakarak 10 nolu bağımsız bölümündeki payını 16.200 TL ,
13 nolu bağımsız bölümdeki payını da 18.300 TL bedelle davalı ...’a sattığını toplam bedel olan 34.500 TL bedeli depo etmeye hazır olduğunu belirterek önalım hakkının tanınmasını ve davalı adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.Davalı vekili savunmasında davalı ...’ın Şişli 3.Aile Mahkemesinin 2010/52-954 sayılı ilamı ile pay satan ... tarafından evlat edinildiğini, evlat edinen ...’in davalının kardeşi olduğunu, ...’ın pay satan ...’e 11 yıldır baktığını kendisini evladı gibi bildiğini bu nedenle kızına yaptığı temlik nedeniyle önalım hakkı kullanılamayacağını belirtmiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. TMK.nun 733/3. maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince:Önalım hakkına konu payın bulunduğu 10 ve 13 nolu bağımsız bölümlerdeki 1/3 er çıplak mülkiyet 23.2.2009 tarihli aynı resmi senetle toplam 34.500 TL bedelle davalıya satılmıştır.
Davalı vekili müvekkilinin pay satanın evlatlığı olduğunu ve önalım hakkının kullanılamayacağını savunmuştur.Pay davalıya 23.2.2009 tarihinde satılmıştır.Davalı ... pay satan ... tarafından Şişli 3.Aile Mahkemesinin 5.11.2010 tarih ve 2019/52-954 sayılı ilamı ile evlat edinilmiş ve bu karar 26.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir.Karar kesinleşmekle evlat edinme tarihinin olduğunun 26.11.2010 kabulu gerekir.Önalım hakkı paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Satış tarihi evlat edinme tarihinden öncedir. Olayda 27.03.1957 tarih/12-2 İ.B.K.nın uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Satış tarihinden önce davalının pay satana bakması veya onunla ilgilenmesi pay satan ile davalı arasında evlatlık ilişkisi olduğunu göstermeyeceği gibi akraba olduğu da söylenemez.Satış tarihinde davalı üçüncü kişi durumundadır.Öte yandan önalım hakkı satış ile kullanılabilir hale geldiğinden iyi niyet kuralının bu olayda tartışılması mümkün değildir.Davacı önalım bedelini depo etmiştir.Bu durumda davacının önalım hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14113, K. 2012/16417, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama