KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2012/14879 E., 2012/16348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasında temyiz isteminin süre yönünden reddine dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 12 parsel No'lu taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ... Yüksel tarafından dava konusu edilen 12 No’lu parselin diğer paydaşlarına karşı açılan paydaşlığın giderilmesi davasında, mahkemece yapılan yargılama sonucu 25.2.2010 gün ve 2007 / 130 esas 2010 / 201 karar sayılı kararla taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiştir. Karar temyiz eden davalı ...'a Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir.
Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligat , tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
Tebligat Kanunu'nun 35 / 1. fıkrası ile kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılan kimseye, adresini değiştirdiği takdirde yeni adresini hemen tebliğ yaptıran kaza mercine bildirme yükümlülüğü getirilmiş, bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı öngörülmüştür.
Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve yeni adres tebliğ memurunca da tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. ( Teb K m 35 / 2 )
Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır. ( Teb K m 35 / son )
Tebligat Kanunu'nun 35 / 2 ve Tüzüğün 55. maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35. maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Tebligat Kanunu'nun 35 / son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp, tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanunu'nun 35 / 2 – 3 fıkralarının uygulanması öngörülmüştür. Bu durumda dava dilekçesinde gösterilen adres 35/ son maddesinde belirtilen kurum ve kuruluşlardan birine verilen adres ile aynı olduğu takdirde ve bu adrese çıkarılan tebligatın tebliğ edilemeden dönmesi halinde tebligat, Tebligat Kanunu'nun 35 / son fıkrası uyarınca Tebligat Kanunu'nun 35 / 2-3 maddeleri hükümlerine göre yapılır.
Olayımıza gelince; dava dilekçesinde davalı ...'ın adresi....Mahallesi 3041 / 2 Sokak No: 13 olarak gösterilmiş, bu adreste tebligat yapılamaması üzerine dava dilekçesi ve hüküm Tapu Sicil Müdürlüğü'nden bildirilen ...... Mahallesi No: 13 adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarılmıştır.
Ne var ki bu adrese çıkarılan tebligatın 25.3.2008 tarihinde adresin yetersiz olması ve cadde ve sokak isminin yer almaması ve mahalle muhtarlığında kayıtlarının bulunmaması nedeniyle iade edilmiştir. Tebligat yapılamayan adreste Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz şekilde yapılan tebligat dolayısıyla kararın kesinleştiğinden söz edilemez.
Davalı ... vekili de bu kez karardan 20.5.2012 tarihinde haberdar olduğunu belirterek 28.5.2012 tarihinde temyiz isteminde bulunduğundan Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi hükmü gereği öğrenme tarihine göre temyiz istemi süresinde kabul edilmekle, yerel mahkemenin 25.2.2010 gün ve 2007 / 130 esas 2010 / 201 karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının bozularak kaldırılmasına oybirliği ile karar verilip dosyadaki bütün kağıtlar okundu. Gereği görüşülüp düşünüldü.
Paydaşlığın giderilmesi davaları, paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı,taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; yukarıda açıklandığı üzere davalı ...'a dava dilekçesi Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulsüz şekilde tebliğ edilmesi nedeniyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Mahkemece yöntemine uygun olarak davalı ...'a dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ ettirilmesi, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2012/14879, K. 2012/16348, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama